Teknecik ( Hanzar ) Köyü Tarihçesi
Bizans İmparatorluğu döneminden beridir bir yerleşim alanı olan Gercenis havzasınının en eski köylerinden birisidir Teknecik Köyü. Bu havza, kervan yollarının geçtiği hat üzerinde önemli bir konumda olduğundan , her dönem canlı bir tarihi olmuştur. Demir ve Çelik imalatı yapan ocaklar bu bölgede kurulmuş ve asırlarca işletilmiş zenaat unsurlardır.
Tarım ve hayvancılık zaten yakın tarihimize kadar süregelen bir geçim kaynağı olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu döneminde en parlak zamanlarını yaşayan bölge, ipekyolu kervanlarının en güvenli geçiş hattı olması özelliği ile tarihin sayfalarında da yerini almıştır.

Refahiye, Osmanlı İmparatorluğu'nun bir bölge karakolu olarak var olduğu süre içinde, 19. yüzyılın ortalarına dek köy yerleşim bölgesinde, Demir ve Çelik ocaklarında zenaatkarlar, dönemin ihtiyaçlarına yönelik imalatlarını sürdürmüş ve ürünlerini ipek yolu boyunca bulunan yerleşim bölgelerine ulaştırmışlardır. Köy arazisi dahilinde Demir ve Çelik ocaklarının  bulunduğu bölge hala,' Demirçülük ' kelimesi ile anılır ve hemen muhteşem Kutlutepe ormanlık alanının alt arazisine bitişik eteğinde bulunur. Kutlutepe bütün Refahiye ilçe arazisinin en yüksek dağıdır. Bir çok köy bu dağ ve ormanlık alanından faydalanır. Tabii içme suları da bir çok köyün çeşmelerinin menbaasıdır. 

Köyümüzün bilinen en yakın tarihi 19. yüzyıl sonlarında ki milliyetçilik akımlarının sonundan itibaren şekillenmiştir. 20. yüzyılın başlarında dağılan Osmanlı İmparatorluğu'nun güçsüzlüğünden faydalanmak isteyen Ruslar, içerdeki birçok sosyal dinamikleri de kullanarak en doğudan işgale başlarken Anadolu içlerine kaçmaya başlayan halk,  Refahiye bölgesinde birçok köyün yeniden oluşmasını sağlamış ya da yeni köyler kurulmasına sebep olmuştur. İşte tam bu tarihlerde, güvenli bölge olan bu alanda, şimdiki sülaleler köyümüzde yerleşme imkanı bulmuşlardır. Köy, 21 ayrı sülaleden dolayısıyla da soyadı kanunundan sonra 21 ayrı soyadından müteşekkildir.

Elektrik, su , telefon sorunu olmayan köyümüzde, gurbetten sılaya dönüş sebebiyle, yapı ve inşaat sorunu baş göstermiştir. Alt yapı haddinden fazla yetersizdir. Bakacak mezrasına yapılmaya başlayan inşaatlar arazi açısındansan tehlike arzetmekte ve atık su sorununu açığa çıkarmaktadır. Tarihin derinliklerinden bize kadar intikal eden bu alanı çirkinleştirmeden derhal kentsel dönüşüm projesi uygulaması yapılmalı, emekliliğini ya da yıllık tatilini bu güzel köyde yaşamak isteyen herkes, ortak kullanım alanlarının oluşturulması ve tüm köylünün köy imkanlarını paylaşması için fedakarlık göstermesilidir.

Tarım ve hayvancılığın hemen hemen bittiği açıkça gözüken ve ticari bir unsuru da olmayan Teknecik Köyü, artık bir tatil beldesidir ve bu amaçlı projeler geliştirilip uygulanmalıdır. Köy mensuplarının tamamı İstanbul, Ankara, Erzincan gibi illerde ticaretle iştigal etmektedir. Refahiye'nin de ticari minibüs işletmecilerinin çoğu Teknecik'lidir. Erzincan hattı ve ilçe köylerinin yolcu naklini bu tahditli minibüsler yaparlar. İstanbul Yeşilköy Atatürk Havalimanı Ticari Taksi Kooperatifinin üyeleri arasında Refahiye adına çoğunluk yine Tekneciklilerdir.
Yaklaşık bir asırdır, Refahiye köylerinin çoğunun camii imamını Teknecik yetiştirmiştir. Yine ilçe esnafının birçoğu Tekneciklidir. Döven imalatı , Kavak ticareti, büyükbaş ve küçükbaş hayvan ticaretini Refahiye havzasında, tam manasıyla Teknecikli yerel tüccarlar yapmıştır.

Falih Rıfkı Atay ÇANKAYA  adlı kitabında da şu konuya değinmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, yazarın da aralarında bulunduğu bir kısım eşrafıyla Refahiye'de Canpolat'ların evinde misafir kaldıktan sonra Sivas'tan Erzurum'a yolculuğu esnasında, bir gurup Hanzar'lı atlıların korumasında Kıranhan Dağlarını aşmıştır. Yeni Türkiye Misak-ı Milli sınırlarının oluşmasına giden yolun üzerindeki en değerli hizmetlerden birisine Hanzarlı atalarımız böylece imza atmıştır!
İşte tarihteki ve bölgenin sosyal ve tabii yaşayışındaki (Hanzarlıların ) Tekneciklilerin yeri.!
Köyün eski ismi Hanzar iken, 1985 yılında yapılan devlet çalışması sonucu ismi, TEKNECİK olarak yenilenmiştir. Bu ismin kaynağını, köyün hane olarak yerleşim alanının şekli oluşturmuştur. Yavuz Sultan Selim'in Trabzon Valiliği döneminde, bütün bölgenin nüfus ve yerleşim tapu kayıtları şerh edilmiş ve şu an Trabzon 'daki Osmanlı arşivinde bulunduğu rivayet edilmektedir. Bu arşivden faydalanılır ise geçmişimiz hakkında daha geniş ve detaylıca aydınlanabiliriz.

Şimdi de Reahiyemize ve bölgemize, köye hızlı dönüşümüz ve oluşturacağımız kalabalığımızla her yıl, 6 yada 7 ay boyunca, bacasız sanayi kazandırmış olacağız.
Bu gerçek ayan beyan ortadadır ve Köydes projeleri dahilinde köy ve köylü yönlendirilmelidir.

                                                                                                                                                       Aydın ÇOBANOĞLU
                                                                                                                                          acobanoglu@erzincangazetesi.com.tr