Doç. Dr. Bengü ÇOBANOĞLU
bengus_2005@yahoo.com
 
BAŞIMIZIN BELASI  YÜKSEK TANSİYON
Kalbimizin kanı vücudumuzda dolaştırabilmesi için adeta bir pompa gibi belli bir basınçla pompalaması gerekir. Kalp bu görevini kasılıp gevşemek suretiyle yerine getirir. İşte kalbin kasıldığı sırada oluşturduğu basınca sistolik, gevşediği sırada oluşturduğu basınca ise diyastolik basınç denmektedir. Halk arasında bunların karşılığı sırasıyla büyük ve küçük tansiyon olarak bilinmektedir.

Normal kabul edilen kan basıncı değeri, istirahat halindeki bir yetişkinde 120/80 mmHg'dır Yani, büyük tansiyon için normal değer 12, küçük tansiyon için ise 8'dir. Ancak tabii ki kan basıncı gün içerisinde hareketle heyecanlanmayla aratabileceği gibi gece uyku sırasında yada istirahat anında bir miktar düşecektir. Bu tür değişiklikler normaldir. Ancak kan basıncının sürekli olarak 140/90 yani 14/ 9 üzerinde olması durumunda yüksek tansiyondan (hipertansiyon) bahsedilir.

Başka bir deyişle yüksek tansiyon kanın kan damarlarını zorlamasıyla ortaya çıkmaktadır. Hipertansiyon tanısı için büyük ve küçük tansiyondan birisinin normalden yüksek olması yeterlidir. Gerek büyük tansiyon gerekse de küçük tansiyonun normalden yüksek olması önemlidir. Bazı hastalar küçük tansiyondaki yüksekliği önemsememektedir; oysa bu sanıldığından daha sıkıntılı bir durum olabilir.
Hipertansiyon özellikle ülkemizde oldukça sık görülmektedir.

Peki neden tansiyonumuz yükselmekte ve yüksek kalmakta ısrar etmekte...hoş günümüz şartlarında stres geçim derdi her gün karşılaştığımız duyduğumuz izlediğimiz vahşet sahneleriyle tansiyonumuzun yükselmemesi mümkün değilse de tabi ki bunlar yüksek tansiyon hastalığının sebepleri arasında değil.

Tansiyon yüksekliğinin yaklaşık %90 kadarında nedeni saptanamaz. Hem genetik yatkınlık hem de çevresel faktörlerin birleşmesiyle oluştuğu bilinmektedir.
Geri kalan %10'luk hastada da genellikle tansiyon böbrek hastalığı yada hormon bozukluğu gibi bir nedene bağlı olarak ortaya çıkar.

Peki tansiyon neden önemlidir ?
Tansiyon ne kadar yüksekse damar duvarı o kadar zorlanır, bozulur. Sürekli yüksek tansiyon ise zamanla damarları sertleştirir. Damarlarımız sertleştikçe tansiyonumuz daha fazla yükselir ve bu da daha fazla damar bozukluğuna neden olur.
Böylece bir kısır döngü oluşur. Damarlar ise vücudumuzun her tarafına kanla birlikte gerekli besin ve oksijeni götüren artıkları taşıyan en önemli sistemimizdir. Bir defa bozulunca artık hücrelerimiz görevlerini yapamaz hale gelir

Kalbimiz en önce etkilenir,kalp krizi geçirmemize neden olur. Beyin damarlarımız etkilenir felçlere neden olur, böbreklerimiz gözlerimiz etkilenir ve bazen çok can sıkıcı sonuçlara neden olur. Ve sonuçta ölümlerin pek çoğunun başrol oyunculuğunu yapmış olur yüksek tansiyon. Üstelik en kötüsü bunu yavaş yavaş hiç fark ettirmeden yapar. İçimizdeki gizli bir düşmandır bir nevi.

Peki neler yapmak nasıl baş etmek gerekir bu gizli düşmanla?
Her şeyden önce dikkat etmek için illaki hasta olmayı beklememek en ideali ama ne yazık ki bizler hasta olmadan ya da başımız derde girmeden dikkat etmek konusunda çok tembeliz.
Öncelikle bizler biliyoruz ki yüksek tansiyonun en önemli arkadaşı şişmanlık. Öyleyse önce fazla kilolarımızdan kurtulmak gerekiyor.

Söylemesi kolay diyeceksiniz ama ne yapalım çare yok. Çocukluğumuzdan itibaren az yağlı tuzsuz yemeye alışmış olsaydık ne güzel olurdu değil mi? Öyleyse hiç olmazsa çocuklarımızı doğru beslenmeye alıştıralım. Düzenli egzersiz yapmak da tansiyon için son derece önemli hem kilolarımızla baş etmemize de yardımcı olacaktır.

Stres en büyük düşmanımız aslında her konuda öyle ama nasıl başa çıkarız, bu zor işte. Yine de belki sorunlara bakış açımızı değiştirmek, belki bugün bize çok büyük görünen sorunların bir süre sonra tümüyle önemsizleşeceğini bilmek, belki hayatta her şeyin insanlar için olduğunun idrakında olmak ve bazen baş edemeyeceğimiz sıkıntılar karşısında biraz teslimiyetçi olmak çare olabilir.

Bunlar alınması gereken önlemler ancak eğer hastalıkla karşı karşıyaysak mutlaka uzman bir hekim yardımına ve ilaca ihtiyacımız olacaktır. Günümüzde tansiyonu düzenleyen çok etkili ve kullanımı kolay ilaç tedavileri ve bunlara yardımcı olan diyet listeleri bulunmaktadır. Ve son nokta olarak tedavimizin ömür boyu olacağını unutmamak gerek.
Hepinize düşük tansiyonlu, mutlu, az kilolu, sağlıklı günler diliyorum.


Fırat Üniversitesi Patoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi
Yazarın önceki yazılarını okumak için tıklayınız