Teknecik Köyü Bakacak Mezrası Mezarlığı ile ilgili haberim oldukça rahatsız etti yerel idarecilerimizi…
Neden ?
O mezarlıkta otuza yakın meftamız var. Şimdi şimdi öğreniyorum, orada bir mezarlık olduğunu daha yeni öğrenenler olmuş. Bu tartışmalar sayesinde mezarlık, köylümüzce belki de kaymakamlığımızca daha yeni tanınıyor. Çok şükür Allahıma ! Tek amacım işte o mezarlığın etrafını güvenli kılmak…
Üç yıl önce yine şu an görevinde bulunan kaymakam'a aynı talebi yaptım. Bir sonuç alamadım. Muhtarlığımıza yazı yazmakla yetindi. Yazdığı yazının takibini yapmadı ki birkaç ay evvel yine aynı konuda talepte bulundum. Yine muhtarlığımıza bir yazı yazdıklarını beyan ettiler. İyi de bu yazılar nasıl yazı ki hiçbir etkinliği olmuyor ya da dikkate alınmıyor. Kaymakamlık bu cevapsızlıktan ve muhatapsızlıktan rahatsızlık duymuyor mu, duymadı mı hiç…
Ben de çektiğim ve çektirdiğim resimlerle, bu talebimin ' takip edilmeyen ' bir yazışma olarak kalmaması için bu web sitemde haber yaptım. Haberin yazı kısmını da kaymakamlığımızın resmi web sitesinin ziyaretçi defterine gönderdim. Haberi olduğu gibi gönderdim ha…
Nereden bileyim kaymakam beyin, aslını astarını bilmediği duyumlar nedeni ile beni karalama kararı aldığını… İşte eline koz. Aydın Çobanoğlu E-80 karayolu girişindeki mescidi de yıktırmak için dilekçe vermiş… Muhtarımıza haberin çıktısını vermiş oysa… Muhtar da yazımı hiç okumadan ve hiçbir kimseye de okutmadan aleyhime iftira kampanyasına başlamış.
Kendisinden bilgi almaya gelen jandarmaya, deredeki taşları mezarlık etrafına itelediğini ve bu nedenle mezarlığın heyelan tehlikesini atlattığını rapor etmiş. DSİ'den gelen ekip te yaz ayı ortasında dereden akan suyun debisinin mezarlıkta hasar oluşturmayacağını karara bağlamış. E be kardeşim göz var nizam var. Alenen gözüken bir aşınmanın görmemezlikten gelinmesi neyin nesi…
1- Muhtar beyin elindeki yazıyı köylüye okumasını istiyorum.
2- Kaymakam beyin hakkımda ileri sürdüğü göreceli kanaat ve iftiraları ispatlamasını istiyorum.
3- Mezarlığımızın etrafının istinat duvarları ile çevrilmesini talep ediyoruz.
4- Benim mezarlığıma karşı gelişigüzel yapılmış tuvaletin kaldırılmasını bekliyoruz.
5- Otobüs durağı yapılacaksa, hepimiz şehirlerde yaşıyoruz, nasıl olması gerektiğini biliyoruz…
Benim girişimimin teferruatı bu. Peki köylümüze ne oluyor da cami etrafında namaz vaktini beklerken bu iftiranın tellallığını yaparak dolayısı ile de abdestlerini bozarak camiye namaz kılmak üzere giriyorlar.
Bu hayrın sahibinden herkesin ders almasını istiyorum. Hayrın sahibi merhum Fikri Aksu'nun oğullarıdır. Kendileri haberimi okumuşlar ve talebimi haklı bulmuşlardır. Seyfi Aksu, köylünün yaptığının aksine bana telefon açmış şöyle demiştir.
''Aydın Bey, bu mezarlığın etrafı için ne yapılacaksa ben katkı sunmak istiyorum.''
Peki köylüye ne oluyor? Herkesin böyle bir hayırlı işe koşması gerekmez miydi Seyfi Aksu gibi…
İyi güzel de Teyfik Çobanoğlu'na ne oluyor ? Muhtarın tellallığını yapıyor. Bu dedikoduyu bastırması gereken kişi nasıl olur da daha da fazla alevlendirmeye çalışır. Kaldı ki çocukluk dönemlerinde hayatını annem Emine Çobanoğlu'na borçludur. Emine Çobanoğlu'nun mezarı da Bakacak Mezrası Mezarlığı'ndadır ve mavi demirlerle çevrilidir. Teyfik Çobanoğlu'nun bu tellallığından anlaşılıyor ki hayatını borçlu olduğu insanın mezarını bile ziyaret etmemiş yirmi iki yıldır. Çooooook yazık…
Teknecik Köyü Gençlik Platformunu oluşturan kardeşlerimi tebrik ediyorum. Kaymakam beyin ve öz refahiyeliler derneği başkanının Aydın Çobanoğlu'nu linç girişimine tepki koydular. Teknecik Köyümün ileri gelenleri kendi insanına sahip çıkamadığı gibi ona atılan iftiranın da tellallığını yapmışlardır.
Kaymakam beyin bu tepkiyi hem üzerine almayıp hem de temelsiz iddialarla savmaya çalışması da çok ilginçtir.
Refahiye Şehit Karaoğlanoğlu Yatlı İlköğretim Bölge Okulu 1985 mezunları da bu linç girişimine bir bildiri hazırlıyorlar. Umarım onlara da bir devlet kurumu ciddiyeti ile temeli ve belgesi olan cevaplar verirler.
Benim köyümün cami cemaatinin tamamına yakını hacıdır. Hac farizelerini yerine getirmiş kimselerdir.
Düştükleri bu gafletten dolayı hakkımı asla helal etmeyeceğim onlara. Cenazelerinde bulunup helallik vermeyeceğim.
Çünkü benim ecdadımın mezarlığı her an heyelan yaşayabilecek iken köylümün ya da yoldan geçenlerin, otobüs durağının ardına, o perişan mezarlığa karşı pislemeleri çok iğrenç ve kahredici bir durumdur.